Gönderen: Tuğba | Ocak 25, 2012

Sürecimiz

Ağustos 2010 – Birkaç öğrenci olarak Tohum İzi Derneği’nden Olcay Bingöl ve Politika Bölümü’nden Zeynep Kadirbeyoğlu ile ilk toplantımızı yaptık. Onların tavsiyelerini aldık, bize destek olabileceklerini söylediler. Yale Üniversitesi’ndeki “Organic
Farm” örneğinden, Kanada’daki “Community Garden” örneklerinden bahsettiler. Kampüsün Bebek tarafındaki arazisini keşfetmeye gittik.

Eylül-Ekim 2010 – ABD’de ve Kanada’daki üniversitelerde/mahallelerde yapılmış bahçe ve çiftlik örneklerini araştırmaya başladık. Politika Bölümü’nden Zeynep Kadirbeyoğlu ile tekrar görüştük. Bize daha önce Boğaziçi için yazılmış bir “balkon bahçeleri” projesinin örneğini verdi. Ayrıca ilk aşamada bir bölüm binasının çatısını permakültür için kullanmamız fikrini öne sürdü.
Bu görüşmelerden sonra kafamızda şöyle sorular oluştu:
−  Çatıda permakültür mü yoksa tarım arazisinde bahçe mi?
−  Gönüllülük esasına dayalı olacak bu bahçe; öğrencilerin sorumluluk almasında nasıl sorunlarla karşılaşabiliriz?
−  Bahçedeki işlerin yürütülmesinde nasıl bir kolektif yapı & karar mekanizması oluşturabiliriz?
−  Okuldan nasıl bütçe sağlayabiliriz?
Bu aşamada şöyle bir plan çıkardık:

Kısa vadede
1- Yer:  Çatı
2- Kaynak:  Yaklaşık (tahmini) 2000 TL malzeme bütçesi artı eğitim (bütçe kalem kalem hazırlanacak)
3- Depo: Tahsis edilen yere yakın malzeme depolamak için kullanılabilecek yer

Uzun vadede
1- Yer:  Okul arazisinden ekilebilir alan
2- Ekebilmek için bu alanın altyapısının sağlanması
3- Depo (bunu biz de yapabiliriz 1 ve 2 sağlanırsa)

Eşzamanlı olarak
1 – Permakültür/tarım eğitimi
2 – Atölyeler, belgeseller, okumalar
Bu planı çıkarırken kafamızdaki düşünce şuydu:  ilk aşamada çatıda örnek bir bahçe yapabilirsek, okul bize uzun vadede bir arsa tahsis edebilir. Aynı zamanda Zeynep Kadirbeyoğlu bizden çatı bahçesi için planlarımızı projelendirmemizi istemişti, Politika bölümüne ve belki de orası üzerinden rektörlüğe fikrin sunulabilmesi için. Bunun için sonradan detaylandırabileceğimiz düşünceisyle ilk aşamada bir proje özeti taslağı yazdık.

Kolektif yapının nasıl çalışacağıyla ilgili daha önce işçi kooperatifi yürütmüş bir arkadaşımızdan fikir aldık. Kapalı devre üyelik ve gönüllülük esaslarının karışımına dayalı olan model  hem kalıcı hem geçici katılımcıları olan (ya da daha fazla-daha az zaman ayırabilen kişiler olabilir bunlar) bir bahçenin sorumluluk ve karar verme mekanizmalarının efektif olarak nasıl çalışabileceğine dair bir çözüm teşkil ediyor.

Kasım 2010 – Bebek tarafındaki arazide bize yer ayarlanabileceği haberi geldi.

Aralık 2010 – Tekirdağ Üniversitesi’deki ziraat fakültesi öğrencilerine bahçe-tarım yapmaları için üniversitenin bir alan tahsis ettiğini duyduk, bizimle iletişime geçip Türkçe kaynak istediler.

Şubat-Mart 2011 – 2. dönemin başlaması ve baharın gelmesiyle Çevre kulübüyle iletişime geçtik, olumlu bir cevap aldık ancak bir türlü buluşamadık.
Mart ayında ilk defa açık toplantı daveti gönderdik (e-mail listeleri ve afiş yoluyla), Orta Kantin’de bir toplantı aldık, ilgilenen bir kaç yeni arkadaşımız aramıza katıldı. Onlarla da araziyi görmeye gittik.

Nisan 2011 – Eminönü’ne gidip ihtiyacımız olabilecek alet-edevatı aldık.

Aralık 2011 – Öğrenci Dekanlığı’na dilekçe verildi.

Ocak 2012 – Permakültür gruplarıyla iletişime geçildi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: